Alberto Morillas & Nathalie Lorson
Alberto: I WILL gibi hem modern hem de zamansız yeni bir maskülen koku nasıl yaratılır?
I WILL ile maskülenlik anlayışına yeni bir bakış açısı kazandırmak istedim. İçsel güçten beslenen ancak duygularını göstermekten çekinmeyen modern maskülenliği yansıtan bu parfüm; amber, odunsu ve deri notalarının bir araya geldiği özgün bir koku imzası sunuyor. Parfüm dünyasında uzun yıllardır feminenlikle özdeşleştirilen vanilyayı ise son derece güçlü odunsu ve deri notalarıyla buluşturarak yeniden yorumladım. Bourbon vanilya özütü ile en güçlü moleküllerimizden biri olan Woodleather'ın birlikteliği, Armani dünyasında daha önce yer almayan; dokulu, koyu karakterli ve gourmand olmayan bir vanilya yorumu ortaya çıkarıyor. Bu, maskülenliği bambaşka bir şekilde yorumlayan bir yaklaşım. I WILL ile erkek parfüm dünyasının klasik yapısını yeniden ele alırken, modern bir kırılma yaratmayı amaçladım. Erkek parfümlerinde alışılmışın dışında kalan içeriklerle çalışarak da kontrast, çarpıcı ve yepyeni bir koku arketipi oluşturmayı hedefledim.
Nathalie: Teknik ustalığınız artık efsaneleşmiş durumda. Alberto ile birlikte, bu parfümün başrol oyuncuları olan koyu vanilya ve odunsu deri akorunu oluşturan Woodleather molekülünü nasıl kurguladınız?
İstediğimiz gücü ve kusursuz dengeyi yakalayabilmek için Alberto ile birlikte, kalıcılığı ve yüksek yayılım performansıyla öne çıkan içerikleri titizlikle seçtik. Bu süreçte, Armani Beauty için özel olarak geliştirilen Woodleather kilit bir rol üstlendi. Bu içerik sayesinde odunsu-deri akorunu, kontrollü bir yoğunlukla ve I WILL'in karakterini tanımlayan etkileyici bir derinlik eşliğinde yeniden yorumlayabildik. Ardından kompozisyonun başrol oyuncuları kendiliğinden ortaya çıktı. Madagaskar’dan elde edilen Bourbon vanilya özütü, parfüme modern ve bağımlılık yaratan bir çekicilik kazandırdı. Ancak bu, gourmand karakterli bir vanilya değil; aksine aydınlık, maskülen ve sofistike bir yorumu temsil ediyor. Koyu vanilya ve deri ikilisini dengelemek için ise Grasse menekşe yaprağı ve adaçayı kalbi gibi daha parlak, dokusal notalar ekledik. Bu içerikler kompozisyona kontrast ve berraklık katarken, kalıcı ve sarmalayıcı bir iz bırakmasını sağlıyor. Paçuli ise tüm yapıyı güçlü ve zarif bir şekilde bir arada tutuyor. Yaratıcı sürecimiz, adeta dört elin ortak çalışması gibiydi. Her bir içeriği güç, zarafet ve netlik arasındaki mükemmel dengeyi bulana kadar birlikte geliştirdik. Ortaya çıkan imza ise hem cesur hem de tartışmasız Armani ruhunu yansıtan bir karaktere sahipti.
Bu koku, günümüzde öne çıkan ve yükselişte olan koku trendleriyle nasıl bir bağ kuruyor?
I WILL, yükselen koku trendleriyle güçlü bir uyum yakalarken, aynı zamanda bu anlayışı bir adım ileriye taşıyor. Günümüzde erkek parfümörlüğü artık katı kalıpların ötesine geçiyor; tüketiciler ise beklenmedik ve yenilikçi yorumlara her zamankinden daha açık. Erkek parfümlerinde gourmand notalara olan ilgi giderek artarken, bizim hedefimiz bu akımı farklı bir noktaya taşımak ve Armani için prestij segmentindeki ilk maskülen vanilya yorumunu yaratmaktı. I WILL'i günümüzle bu kadar güçlü şekilde buluşturan unsur, kompozisyonunun cesur yapısı. Geleneksel erkek parfümü kodlarının —ferah eaux ya da klasik fujer kompozisyonlarının— dışına çıkıyor. Buna rağmen parfüm, maskülen aromatik ferahlığı hissettiren bir açılış sunuyor. Ardından ise keşfedilmemiş bir alana yöneliyor. Ham Bourbon vanilya, tam sırçalı deri notalarıyla buluşarak kokuya hem derinlik hem de etkileyici bir zıtlık kazandırıyor. Bu yaratım sürecinde, sınırları aşan estetiği ve güçlü imza kokularıyla öne çıkan Orta Doğu parfüm kültüründen de ilham aldık. Formülü oluştururken, günümüz pazarına yön veren değerler odağımızdaydı. Guatemala paçulisi gibi yüksek kaliteli hammaddeler kullanırken, temiz ve algılanabilir bir kompozisyon yaratmaya
özen gösterdik. Sonuç olarak I WILL, amber koku ailesini radikal biçimde modern ve bağımlılık yaratan bir yorumla yeniden tanımladı.
Dört yılın ve birçok denemenin ardından, I WILL kokusunun tam anlamıyla oturduğunu hissettiğiniz bir dönüm noktası oldu mu?
Kesinlikle. I WILL, büyük ölçüde sabır ve kararlılıkla ortaya çıkmış bir parfüm. İkili olarak çalışmak adeta bir tenis maçı gibiydi, her fikir alışverişi bir sonrakini besledi. Proje bizim için uzun soluklu bir yaratım yolculuğuna dönüştü. 2.800'ü aşkın deneme boyunca, bir maraton koşucusunun dayanıklılığı ve bir mücevher ustasının titizliğiyle çalışarak Woodleather'ın ham gücü ile vanilyanın duyusal çekiciliği arasındaki dengeyi sürekli geliştirdik. Bu süreçte her şeyi değiştiren tek bir aydınlanma anı yaşanmadı. Bunun yerine, her şey zaman içinde yavaş yavaş yerine oturdu. Woodleather ile vanilya arasındaki kontrast kusursuz bir uyuma ulaştığında ve koku hem gücü hem de duyguyu aynı netlikle ifade etmeye başladığında, aradığımız hikayeyi yakaladığımızı anladık.
Bu parfümün çıkış noktası, yani ilk “senaryosu” neydi?
Bu parfümün çıkış noktası, Armani için modern ama zamansız bir erkek parfümü anlayışını temsil eden yeni bir sayfa açmaktı. Kokunun karanlık ve dokulu bir karaktere sahip olmasını, güçlü bir etki bırakmasını ve gourmand dünyasına fazla yaklaşmamasını istedik. Her şey, olağanüstü nitelikteki doğal Bourbon vanilya özütü ile başladı. Bu içerik, aynı zamanda yeni bir maskülen kimliğin de temelini oluşturdu. En büyük hedefimiz, bu vanilyayı yoğunluğunu kaybetmeden bağımlılık yaratan bir karaktere kavuştururken ağır bir etki yaratmamasını sağlamaktı. Bunu başarmak için aromatik notalar ve menekşe yaprağıyla kompozisyonu şekillendirdik, böylece deri ve vanilya akoru içinde net, maskülen ve kolayca ayırt edilebilen bir imza oluşturduk. Yenilikçi yaklaşımımız ise bazı içerikleri alışılmışın ötesinde yoğunluklarda kullanmak, beklenmedik eşleşmeler yaratmak ve kompozisyon hem cesur hem de kusursuz bir dengeye ulaşana kadar üzerinde çalışmaya devam etmekten geçti.
Röportajın tamamı No.35 sayısında!
Röportaj: Seval Akbulak