arrow-left icon arrow-right icon behance icon cart icon chevron-left icon chevron-right icon comment icon cross-circle icon cross icon expand-less-solid icon expand-less icon expand-more-solid icon expand-more icon facebook icon flickr icon google-plus icon googleplus icon instagram icon kickstarter icon link icon mail icon menu icon minus icon myspace icon payment-amazon_payments icon payment-american_express icon ApplePay payment-cirrus icon payment-diners_club icon payment-discover icon payment-google icon payment-interac icon payment-jcb icon payment-maestro icon payment-master icon payment-paypal icon payment-shopifypay payment-stripe icon payment-visa icon pinterest-circle icon pinterest icon play-circle-fill icon play-circle-outline icon plus-circle icon plus icon rss icon search icon tumblr icon twitter icon vimeo icon vine icon youtube icon

Yoshizumi Nagaya

Yoshizumi Nagaya

İstanbul’da olmak nasıl hissettiriyor?

İstanbul’da olmak, benim için bir ayrıcalık ve ilham kaynağı. Bu muazzam şehir, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle insanı her gün yeni şeyler keşfetmeye teşvik ediyor. İstanbul’un zengin kültürel dokusu ve misafirperver atmosferi, Asya mutfağına duyulan ilgiyi destekliyor. Bu potansiyel, şehrin çeşitli damak zevklerine uyum sağlayarak Asya yemek kültürünün bu bölgede daha fazla benimsenmesine de katkıda bulunacak. 

Türk mutfağında en sevdiğiniz lezzetler arasında neler var?

Türk mutfağı, zengin çeşitliliği ve benzersiz lezzetleriyle beni daima etkilemiştir. Türkiye’nin farklı bölgelerinde çok özgün malzemeler var; bunlar benim için büyük bir ilham kaynağı. Türk mutfağı sadece bir sofra deneyimi değil, aynı zamanda bir toplumun bir araya gelme ve paylaşma biçimi; bu da Japon kültüründe “ometenashi” olarak adlandırdığımız misafirperverlik ve birlik duygusuyla bütünleşiyor. Türkiye’ye geldiğimde yeni lezzetler denemekten çekinmiyorum. Son zamanlarda ise Karaköy Güllüoğlu’nda baklava ve Bayramoğlu’nda döner yemeyi çok seviyorum.

Şimdiye kadar tattığınız en heyecan verici şey neydi?

Annemin her sene yaptığı “osechi”. Yeni yılda yapılan bento kutusuyla servis edilen rengarenk ve farklı lezzetlerden oluşan çok heyecan verici bir yemek.

Büyüdüğünüz evde yemeğin nasıl bir rolü vardı? Yemek yapmaya olan ilginiz ne zaman başladı?

Ailemle yemek yemek; bir araya gelmenin ve paylaşmanın işin merkezinde olduğu bir ritüeldi. Babamın balıkçılık işi sayesinde farklı balık türlerini tanımak ve annemin mükemmel yemekleriyle büyümek, beni yemek yapmaya yönlendiren temel etkenler oldu. İlgim, aile sofralarında başlayıp zamanla profesyonel şefliğe kadar uzandı.

Koku ve hafıza arasında çok kuvvetli bir ilişki var. Sizin için koku ne ifade ediyor?

Kokular, benim için duygusal ve anısal bir bağ kurmanın anahtarı. Her malzemenin kendine özgü kokusu, geçmişteki anıları ve deneyimleri canlandırıyor. Mutfakta çalışırken kokularla duygusal bir bağ kurarak, yemeklerime benzersiz bir derinlik katmaya çalışıyorum.

Mutfak felsefenizin özünde ne var ve yeni yemekler yaratmak için nereden ilham alıyorsunuz?

Mutfak felsefemdeki temel ilke, malzemelere olan derin saygımdır. Her bir malzemenin doğal güzelliğini ve benzersiz özelliklerini ortaya çıkarmaya çalışırım. İlhamım ise seyahatlerimden, farklı kültürlerin yemeklerinden, sanat ve doğa ile iç içe olmaktan geliyor. Bu çeşitli kaynaklardan ilham alarak, geleneksel ve modern unsurları birleştirip yeni ve heyecan verici yemekler yaratma konusundaki tutkumu besliyorum.

 Röportaj SEVAL AKBULAK

Read more

Éric Frechon

Éric Frechon

Francis Mallmann

Francis Mallmann

Your Cart

Your cart is currently empty. Click here to continue shopping.