arrow-left icon arrow-right icon behance icon cart icon chevron-left icon chevron-right icon comment icon cross-circle icon cross icon expand-less-solid icon expand-less icon expand-more-solid icon expand-more icon facebook icon flickr icon google-plus icon googleplus icon instagram icon kickstarter icon link icon mail icon menu icon minus icon myspace icon payment-amazon_payments icon payment-american_express icon ApplePay payment-cirrus icon payment-diners_club icon payment-discover icon payment-google icon payment-interac icon payment-jcb icon payment-maestro icon payment-master icon payment-paypal icon payment-shopifypay payment-stripe icon payment-visa icon pinterest-circle icon pinterest icon play-circle-fill icon play-circle-outline icon plus-circle icon plus icon rss icon search icon tumblr icon twitter icon vimeo icon vine icon youtube icon

Chidy Wayne

Chidy Wayne

Çocukluğunuzun bir bölümünü Gine Körfezi’nde, sonraki yıllarını ise İspanya’da geçirdiniz. Birbirinden oldukça farklı bu iki coğrafyanın izlerini bugün görsel hafızanızda ve çalışmalarınızda nasıl ayırt ediyorsunuz?

Görsel hafızam, coğrafyadan ziyade üzerine çalıştığım ve incelediğim sanatçılardan besleniyor. İşlerimi Gineli ya da İspanyol olarak tanımlamazdım. Ben sadece sanat yapıyorum.

Çocukluk evinizde Picasso posteri ve Salvador Dalí kartpostallarıyla süslü bir duvar varmış. Sizce bu duvar, sanatla kurduğunuz ilk ilişkiyi nasıl şekillendirdi?

Anlamlı sanat eserleriyle çevrili olmak çok güzel bir öğrenme deneyimi. Bir insanın bu imgeleri yaratmasının nasıl mümkün olduğunu anlamaya çalışırken o resimlerin içinde kendimi kaybedebilmiş olmak benim için büyük bir şanstı.

Hayatınızda size ilham veren kişiler arasında kimler yer alıyor?

Hayatım boyunca birçok mentor ve öğretmenim oldu; ancak özellikle biri benim için bambaşka bir kapı açtı. Kendisi bir fizikçiydi ve bana, tutkularınız doğrultusunda yaşamanın muhtemelen hayalinizdeki yaşama en çok yaklaşabileceğiniz hal olduğunu öğretti.

Geçmişten herhangi bir ressamın atölyesinde bir gün geçirme şansınız olsaydı, kimi seçerdiniz?

Kesinlikle Picasso’yu seçerdim.

Dadaistler gibi sanatın bütün kurallarını reddetme fırsatınız olsaydı, ilk olarak hangi kuralı yıkardınız?

Sanırım bir kuralı yıkmazdım. Öncelikle onun neden ve nasıl bir kurala dönüştüğünü sorgulardım.

Yolculuğunuz ekonomi eğitiminden moda tasarımına, oradan illüstrasyona ve nihayetinde bağımsız bir sanat pratiğine uzandı. Sizi en çok dönüştüren kırılma noktası hangisiydi?

Ekonomi eğitiminden Barselona’da tasarım eğitimi almaya geçişim en büyük dönüm noktasıydı. Bu değişim, yaratıcı tarafımla yeniden bağ kurmamı sağladı. Sonrasında resimlerimi dünyanın farklı yerlerinde sergilemek yalnızca odaklanma ve zaman meselesine dönüştü.

Moda tasarımı eğitiminiz, insan bedenini, hareketi ve oranları anlama biçiminizi nasıl şekillendirdi?

Moda illüstrasyonları çizmek, eğitimimin en değerli bölümlerinden biriydi. Yves Saint Laurent, René Gruau ve Joe Eula gibi sanatçılardan çok şey öğrendim. Benim için resmin temelinde çizim var ve onlar bana çizime daha özgür, özgüvenli ve spontane yaklaşmayı öğrettiler.

Nike ve Kinfolk gibi markalarla uzun yıllar çalıştıktan sonra, bir müşterinin beklentilerini karşılamaktan yalnızca kendi sorularınızın peşinden gitmeye
geçtiğinizde ne tür özgürlükler ya da zorluklarla karşılaştınız?

Bu geçiş bana kendimi daha iyi anlama ve kendi hayatımın yönetmenine dönüşme fırsatı verdi. Aynı zamanda estetik zevkimi de geliştirdi ve keskinleştirdi. En büyük zorluk ise artık bir güvenlik ağı olmadan ilerliyor olmam.

Röportajın tamamı No.35 sayısında!

Röportaj: Seval Akbulak

Read more

Olivia Cognet

Olivia Cognet

Barbara Kuebel

Barbara Kuebel

Your Cart

Your cart is currently empty. Click here to continue shopping.