Thibaud Crivelli
Sizce çiçekler neden çağlar boyunca Monet, Renoir ve Christian Dior gibi birçok sanatçı ve moda tasarımcısına ilham kaynağı olmuş? Çiçeklerde, kokuları dışında size en çok ne ilham veriyor?
Bence çiçekler, kültürümüz, yaşımız, geçmişimiz ya da kişisel deneyimlerimiz ne olursa olsun duygusal bağ kurmayı kolaylaştıran unsurlar. Günlük hayatımızın içindeler ve kokuları, renkleri, formları ve taşıdıkları anlamlarla bizi büyülüyorlar. Sanatçıların her zaman onlardan ilham almasına ve onları hala sahiplenip yüceltmesine şaşırmamak gerek.
En sevdiğiniz çiçek hangisi peki?
Birbirinden çok farklı çiçekleri seviyorum, bu yüzden tek bir tanesini seçmem zor olur. Bahçemizde büyüdükleri için mor salkımları ve leylakları çok seviyorum. Bunun yanında, kokuları ve güzellikleri nedeniyle şakayık, gül ve hanımeli en sevdiğim çiçekler arasında.
Her kullandığınızda sizde özel duygular uyandıran bazı parfümler var mı ve sizce “doğru koku” denen şey nedir?
Maison Crivelli’nin her parfümü, yaşamış olduğum deneyimlerden ve parfüm bileşenleriyle beklenmedik bir şekilde karşılaştığım maceralardan ilham alıyor. Bu yüzden her birinin kokusunu aldığımda ya da üzerimde taşıdığımda, bende özel duygular uyandırmaması kaçınılmaz hale geliyor. “Doğru koku” ise kesinlikle var ve bu son derece öznel bir şey. İnsanlara her zaman yeni bir parfümü, fazla düşünmeden deneyimlemelerini ve sezgilerini takip etmelerini öneriyorum.
Bir koku nasıl ikonik hale gelir, hatta bir dönemi tanımlar?
Bir parfüm benzeri görülmemiş olduğunda, kolayca ayırt edilebildiğinde ve insanların zihninde iz bıraktığında ikonikleşir. Aynı zamanda yayılımı sayesinde iyi satması ve onu kullanan herkese iltifat kazandırması da gerekir. Bu koşullar sağlandığında, parfüm zamanın testinden geçer ve giderek daha simgesel bir nitelik kazanır.
Provence ve Loire çevresinde geçen çocukluğunuz koku dünyanızı nasıl şekillendirdi?
Fransa’daki o dönemler çocukluğumu şekillendirdi ve zamanla hem parfüm endüstrisine hem de maceraya dair merakımı artırdı. Bunun en önemli sebebi eczacı ve girişimci olan, hatta kendi kozmetik markasını kuran babam ve yurtdışında yaşayan diğer aile üyelerimdi.
Ailenizin göç, seyahat ve girişimcilik hikayesi markanızın “keşif ruhunu” nasıl besledi?
Keşif ruhu, ailemle yaptığım konuşmalar üzerinden şekillenen kişisel bir öğrenme süreci. Benden önceki kuşakların Avustralya, Vietnam, Fas, Lübnan, Fildişi Sahili ve Tahiti gibi birbirinden çok farklı ülkelerde yaşamış olması benim için büyük bir şanstı. Ailemle sık sık bu coğrafyalara giderdik; bu da bende o yerleri keşfetme isteğini daha da artırdı.
Asya’da yaşamak ve çalışmak parfüm yaklaşımınızı nasıl değiştirdi peki?
Asya’da yaşamak yaklaşımımı iki şekilde etkiledi. Öncelikle, parfüm bileşenlerinin yetiştiği yerlerde zaman geçirme fırsatı buldum. Yıllar içinde parfüme dair; deneyimsel, hislere dayalı ve adeta bana özgü bir sinestetik yaklaşım geliştirdim. İkinci olarak da, güzellik markaları için birkaç yıl çalıştım ve bir markayı piyasaya sunmak için gereken yetkinlikleri kazandım.
Röportaj: Seval Akbulak
Röportajın tamamı No.32 sayısında!