arrow-left icon arrow-right icon behance icon cart icon chevron-left icon chevron-right icon comment icon cross-circle icon cross icon expand-less-solid icon expand-less icon expand-more-solid icon expand-more icon facebook icon flickr icon google-plus icon googleplus icon instagram icon kickstarter icon link icon mail icon menu icon minus icon myspace icon payment-amazon_payments icon payment-american_express icon ApplePay payment-cirrus icon payment-diners_club icon payment-discover icon payment-google icon payment-interac icon payment-jcb icon payment-maestro icon payment-master icon payment-paypal icon payment-shopifypay payment-stripe icon payment-visa icon pinterest-circle icon pinterest icon play-circle-fill icon play-circle-outline icon plus-circle icon plus icon rss icon search icon tumblr icon twitter icon vimeo icon vine icon youtube icon

Albert Adria

Albert Adria

Yemek ile ilişkin nasıl başladı?

Aslında yemek ile ilişkim mecburiyetten başladı. 80’lerde durum çok farklıydı, şimdi olduğu gibi herkes şef olma yarışında değildi. Abim Ferran Adria iyi bir restoranın şefi olarak çalıştığından kolayca bu yola girmiş oldum. Evet, ben hem daha genç hem de daha ucuzum. 1980’lerde kimse bizim yemeklerimizi sevmiyordu, yemek ve aşçılık ile ilgili hiçbir şey şimdiki gibi değildi.

İlk başladığında düşüncelerin ve hissiyatın nasıldı ve şimdi bu kadar yıl bu alanda çalıştıktan sonra nasıl?

1980’lerden 1997’ye kadar bir şef olmanın hayat stiline aşıktım ama mesleğe karşı böyle bir aşk beslemiyordum. 1997’de bir depresyon geçirdim, bir buçuk yıllığına El Bulli’den ayrıldım ve ilk kitabımı: “Los postres de elBulli” “El Bulli’nin Tatlıları”nı yazdım ve işe döndüğümde mesleğe aşık olmuştum ve artık mesleğim benim hayatımın en büyük tutkusu haline gelmişti.

O zaman kitabının mesleğine karşı olan tüm hislerini ifade ettiğini söyleyebilir miyiz?

Aslında kitap yazma sürecim inanılmaz bir terapi oldu.

Senin kariyerinde de çok önemli rol oynadığı için El Bulli hakkında da birkaç soru sormak istiyorum… El Bulli seni ve metodolojini nasıl dönüştürdü?

Kesinlikle her şeyi!  Sadece beni değil, o dönemde El Bulli’de bulunma şansını yakalayan herkes için her şeyi dönüştürdü.

Eminim bu soru hepinize çok soruluyordur ama bende sormak durumundayım, El Bulli 2011 yılında gastronomi dünyasının önemli isimlerinin katılımı ile harika bir “son yemek” ile kapılarını kapattı. El Bulli’yi kapatma kararını nasıl aldınız ve bugün geriye baktığında bu kararınızı nasıl değerlendiriyorsun?

Bu 2006 yılında alınmış bir karardı, beş sene sonra 2011 yılında kapatmaya karar vermiştik. Aslında o sene Ferran’ın 50 yaşına gireceği sene olduğu için seçmiştik. Hepimiz sürekli Ferran’ın 50 yaşına geldiğinde emekli olacağına dair şakalaşırdık. Sonuç olarak sözünü tutmuş oldu.

Kararımızı düşündüğümde ise çok yerinde bir karar verdiğimizi düşünüyorum. Kesinlikle en doğru zamanda vermemiz gereken en iyi kararı verdik. Herkesin kariyerinin en üst seviyesinde olduğu ve El Bulli’nin de zirvede olduğu bir zamanda…

Hayatında bugüne kadar yarattığın en istisnai ya da çığır açan tabak hangisi sence?

Henüz bunu yapmadım! Yaratıcılıkla ilgili çalışan herkesin her zaman hissettiği gibi en iyi işimi henüz yaratmadığımı düşünüyorum.

Yaratıcılığının DNA’sında yatan değerler nelerdir?

Kendimi biraz Franskenstein’a benzetiyorum aslında… Diğer insanlar sürekli beni analiz etmeye çalışıyorlar. Bazen fark ediyorum ki bir şef olarak çok fazla alanda çalışıyorum, şefliğimin yanı sıra pasta şefliğim, sayısız tekniğe hakimim ve çok farklı pişirme ekolünde çalışabiliyorum. İtalyan ve Fransız pişirme tekniklerinin yanı sıra Japon, Çin, Meksika, Peru,  mutfaklarında da uzmanım, bir de bir yandan şef bir yandan pasta şefi olduğumu göz önünde bulundurduğumda dünyada benim gibi çok fazla şef olmadığını düşünüyorum.

Röportaj ASLI KÜRKLÜ DEMİRELLİ 

Curated No.12'yi satın almak için tıklayın.  

 

Read more

Roca Brothers

Roca Brothers

Yoshizumi Nagaya

Yoshizumi Nagaya

Chad Sarno

Chad Sarno

Your Cart

Your cart is currently empty. Click here to continue shopping.