arrow-left icon arrow-right icon behance icon cart icon chevron-left icon chevron-right icon comment icon cross-circle icon cross icon expand-less-solid icon expand-less icon expand-more-solid icon expand-more icon facebook icon flickr icon google-plus icon googleplus icon instagram icon kickstarter icon link icon mail icon menu icon minus icon myspace icon payment-amazon_payments icon payment-american_express icon ApplePay payment-cirrus icon payment-diners_club icon payment-discover icon payment-google icon payment-interac icon payment-jcb icon payment-maestro icon payment-master icon payment-paypal icon payment-shopifypay payment-stripe icon payment-visa icon pinterest-circle icon pinterest icon play-circle-fill icon play-circle-outline icon plus-circle icon plus icon rss icon search icon tumblr icon twitter icon vimeo icon vine icon youtube icon

Tessa Gorman

Tessa Gorman

Uzun yılların ardından Londra’ya geri döndünüz. Eve dönüş bazen çok iyi bildiğiniz bir şehri ve kendinizi yeni bir gözle keşfetmek anlamına gelebilir. Rosewood London’daki göreviniz için Londra’ya dönmenin zamanı olduğunu hissettiren şey neydi?

Rosewood London her detayıyla Londra’nın ruhunu yansıtırken, aynı zamanda kendine özgü karakterini de güçlü biçimde ortaya koyan özel bir mekan. Bunca yıl farklı ülkelerde yaşadıktan sonra, 252 High Holborn’daki Grade II tescilli bu Edward dönemi yapısı ve romantik mimari atmosferi benim için çok cezbediciydi. Buraya geri taşınmadan önce beni zorlayacak ve heyecanlandıracak bir alan arıyordum. Rosewood markasına da uzun zamandır hayranlık duyuyordum. Ticaret fuarlarında denk geldiğimde bu markayı son derece dinamik ve geleceğe dönük bulurdum. Lüks dünyasında karşılaştığım ve diğer hiçbir şeye benzemeyen bir enerjisi de vardı. Ayrıca Rosewood’un dilini gerçekten anlıyor ve özümseyebiliyorsanız, fikirlerinizi hayata geçirme konusunda size gerçek bir özerklik tanıyorlar. Bu da benim için son derece çekiciydi. Kişisel tarafları da var elbette; babamı kaybettim ve anneme, aileme daha yakın olmak için dönmek istedim. Hem profesyonel hem de kişisel hayatımda her şeyin aynı anda, doğru yerde buluştuğunu hissettim.

İş dünyasının erkek egemen yapısında birçok kadın, kariyer hedefleri ile toplumsal beklentiler arasında bir “çifte yük” taşımak zorunda kalıyor. Siz, profesyonel olarak ilerlemeye devam ederken bu gerilimi kendi hayatınızda nasıl yönettiniz?

Benim için mesele, şeffaf olmak ve elimden geldiğince sektördeki kadınları desteklemek. Sektörde karşılaştığımız zorlukları ve her şeyin daha iyi hale gelebilmesi için gördüğüm fırsatları açık yüreklilikle paylaşmaya çalışıyorum. Her şey kusursuz ve sorunsuz ilerliyormuş gibi davranmanın kimseye fayda sağladığını düşünmüyorum; yaşanan gerilimi görmek, çoğu zaman onunla başa çıkmanın ilk adımı. Çünkü bekar bir anne olarak, bahsettiğim çifte yükün ağırlığı benim hayatımda da son derece gerçekti. Zamanımı nasıl yöneteceğim konusunda bilinçli tercihler yapmaya çalıştım ve en önemlisi her şeyi kolayca hallediyormuş gibi görünmeye çalışmak yerine, içinde bulunduğum durum ve çizdiğim sınırlar konusunda ekibime son derece açık ve dürüst yaklaştım.

Kadın başarısının eşit ve sürdürülebilir olması için nelerin değişmesi gerekiyor?

Erkekleri de bu konuşmanın içine dahil etmemiz gerekiyor; aksi takdirde yalnızca kendi sesimizin yankılandığı bir ortamda konuşmuş oluruz. Aynı zamanda kadınları, tarihsel olarak önlerinin kesildiği konularda pratik araçlarla güçlendirmemiz gerekiyor. Kendini tamamen hazır hissetmesen bile bir pozisyona başvurmak gibi. Sonuçları gerçekten değiştirebilecek olanın somut adımlar olduğunu düşünüyorum.

Bugün sizin için unutulmaz bir konaklama deneyimi ne demek?

Gösterişten uzak bir lüks anlayışı. Kulağa klişe gelebilir ama bana en çok keyif veren ve aklımda kalan konaklamalar; yerel kültürü keşfetmeye imkan tanıyan, önceden  planlanmamış, beklenmedik deneyimlerle çevrili. Bir konaklamayı konforlu olmaktan çıkarıp unutulmaz kılan da bence tam olarak bu.

Rosewood’un tüm lokasyonlarında güçlü bir “yer duygusu” yaratmaya odaklanan bir felsefe var. Bu yer duygusu nasıl şekilleniyor?

Aslında bu topluluk duygusuyla ilgili. Bir mekanın duygusu yalnızca tasarım ya da mimariyle şekillenemez. Bu, mekanın çevresindeki komüniteyle nasıl bağ kurduğu ve onu nasıl yansıttığıyla ilgili bir duygu.

Röportajın tamamı No.35 sayısında!

Röportaj: Yağmur Baki 

Read more

Khun Antonio

Khun Antonio

Pascal Billard

Pascal Billard

Your Cart

Your cart is currently empty. Click here to continue shopping.