arrow-left icon arrow-right icon behance icon cart icon chevron-left icon chevron-right icon comment icon cross-circle icon cross icon expand-less-solid icon expand-less icon expand-more-solid icon expand-more icon facebook icon flickr icon google-plus icon googleplus icon instagram icon kickstarter icon link icon mail icon menu icon minus icon myspace icon payment-amazon_payments icon payment-american_express icon ApplePay payment-cirrus icon payment-diners_club icon payment-discover icon payment-google icon payment-interac icon payment-jcb icon payment-maestro icon payment-master icon payment-paypal icon payment-shopifypay payment-stripe icon payment-visa icon pinterest-circle icon pinterest icon play-circle-fill icon play-circle-outline icon plus-circle icon plus icon rss icon search icon tumblr icon twitter icon vimeo icon vine icon youtube icon

Fien Muller & Hannes Van Severen

Fien Muller & Hannes Van Severen

İkiniz de sanat eğitimi aldınız: Fien fotoğraf, Hannes ise heykel alanında eğitim gördü. Bu iki farklı disiplin, ortak tasarım dilinizde nasıl bir araya geliyor? 
Fien hem fotoğraf hem de heykel eğitimi aldı; ben ise heykel eğitimi gördüm. Ancak çalışma pratiğimizde bu geçmişler birbirinden ayrı rollere bölünmüyor. Kimin neye katkıda bulunduğu üzerinden düşünmüyoruz. Her şey kesintisiz bir diyalog içinde gelişiyor. Sanat eğitimimiz; mekanı, malzemeleri ve oranları gözlemleme, kurgulama ve ele alma biçimimizi şekillendirdi. Ancak her proje, bu etkilerin doğal olarak birleştiği ortak bir sürecin sonucu. 

Günlük yaşamınızda size en çok keyif veren obje hangisi?
Yalnızca bir obje seçmek zor. Üstelik bu zaman zaman değişebiliyor. Ancak yeni tasarladığımız bir ürünle yaşamak, onu evimizde ya da bahçemizde deneyimlemek her zaman çok 
heyecan verici. 

Birbirinizin kişisel zevklerinde hala şaşırtıcı bulduğunuz tercihler var mı? 
Bizi şaşırtmaya devam eden şey, hala yeni fikirlerle birbirimizi şaşırtabiliyor olmamız. Dünyaya oldukça benzer biçimde bakıyoruz; yine de içimizden birinin yeni bir obje ailesine ilişkin bir fikir karşısında heyecanlanması çok etkileyici. Diğerimiz ilk çizimi görmek ya da fikrin açıklamasını duymak için sabırsızlanıyor. Bunca yılın ardından bu beklenti duygusu hala canlılığını koruyor ve iş birliğimizi taze tutuyor. 

Evinizde kullandığınız mobilyalar arasında kendi tasarımlarınız mı ağırlıkta, yoksa başka tasarımcıların parçalarıyla mı yaşıyorsunuz? 
Evimizde kendi tasarımlarımızdan pek çok parça bulunuyor. Burası, tasarımlarımızı gündelik yaşam içinde test ettiğimiz yer. Bir objeyle birlikte yaşamak, onun zaman içinde nasıl işlediğini ve günlük rutinlerin nasıl bir parçasına dönüştüğünü anlamamızı sağlıyor. Aynı zamanda evimiz; yıllar içinde biriktirdiğimiz sanat eserleri, vintage mobilyalar ve kişisel eşyalarla doldu. Kendi objelerimiz bu ortamdan ayrı durmak yerine, onun içine karışıyor. Tasarımlarımızın birçoğu şeffaf ve görsel olarak hafif olduğu için çevresindeki mekanla ve evdeki diğer objelerle de doğal bir ilişki kuruyor. Böylece her şey, tek bir kompozisyonun parçası olarak bir arada var oluyor. 

Muller Van Severen bir tasarım stüdyosundan çok, ortak bir sergi projesi olarak doğdu. Bu tesadüfi başlangıç çalışma biçiminizi hala etkiliyor mu? 
Kesinlikle. Her projeye hala yalnızca ürün tasarlıyormuşuz gibi değil, bir sergi hazırlıyormuşuz gibi yaklaşıyoruz. Her objenin kendine özgü bir varlığı olmalı ve daha büyük bir kompozisyona katkıda bulunmalı. 

Estetik ya da işlevle ilgili konularda fikir ayrılığı yaşadığınızda nihai karara nasıl varıyorsunuz?
Birimiz bir fikri beğenip diğeri beğenmediğinde uzun süre tereddüt etmiyoruz. Elbette birimiz hayal kırıklığına uğrayabilir ama bunu çok hızlı kabul ediyoruz. Bu, birbirimize duyduğumuz güçlü güvenin sonucu. İkimizin de tasarımın yüzde yüz arkasında durması gerekiyor; aksi halde o tasarımla ilerlemiyoruz. 

İnce çelik profiller, tasarımlarınızda yalnızca taşıyıcı bir yapı değil, aynı zamanda görsel bir çizgi gibi çalışıyor. Çizginin mekanı biçimlendirme gücü sizin için ne ifade ediyor? 
Bir çizgi, mekanı çevreleyip kapatmadan tanımlayabilir. İnce çelik profiller adeta havanın içinde çizim yapar; mobilyanın görsel hafifliğini korurken çevresini düzenlemesine olanak tanır. 

Birçok eseriniz farklı işlevleri tek bir yapıda birleştiriyor. Bu yaklaşım yerden tasarruf etme arzusundan mı, yoksa geleneksel mobilya tipolojilerini sorgulama isteğinden mi kaynaklanıyor?
Bu yaklaşım yerden tasarruf etme düşüncesinden çok, mobilyanın neden yalnızca tek bir işlevi yerine getirmesi gerektiğini sorgulamamızdan kaynaklanıyor. İşlevleri bir araya getirmek; objeler arasında, insanlar ile çevreleri arasında yeni ilişkiler yaratıyor. Ayrıca çift işlevli bir objenin mekan içinde heykelsi açıdan daha ilgi çekici hale geldiğini düşünüyoruz. Farklı işlevler bir araya geldiğinde, parçaların toplamından daha fazlası ortaya çıkıyor. Kimse objenin üzerinde oturmasa ya da onu kullanmasa bile o obje, başlı başına bir eylem veya varlık hissi uyandırıyor. Yalnızca orada bulunarak mekanı harekete geçiriyor ve mobilyaya pratik işlevinin ötesinde heykelsi bir nitelik kazandırıyor. 

Röportaj: Seval Akbulak

Röportajın tamamı No.35 sayısında!

Read more

Fernando Jorge

Fernando Jorge

Anna Karlin

Anna Karlin

Your Cart

Your cart is currently empty. Click here to continue shopping.